Gece Notları – II
Hiç ölmeyecek gibi sözler veriyoruz. Seni hep seveceğim diyoruz mesela. Hatta, daima senin kalacağım…
Kalamıyoruz. Bir yanımız hep seviyor da bir yanımızın gücü yetmiyor sanki hayatın karşısında durmaya. Herşeyimsin diyoruz. Bir bakıyoruz ki hiçbir şeyim olmuş kaç zaman sonra.
İçinde bulunduğumuz zaman hiç bitmeyecek gibi, duygular değişmeyecek, verilen sözlerin unutulacağı gün gelmeyecek gibi çıkıyor ağzımızdan kelimeler pervasızca. Tutunamıyoruz da kalbimizin sessiz haykırışlarına. Teselli aramak neden diye sormuyor kimse bize yalnızca teselli ediyorlar gidişlerin arkasından üzülen kelimelerimize. Üzülmek güzeldir demiyor kimse. Yaşadığın aşkın bedelini böyle ödeyeceksin diyen de çıkmıyor. Mutlu olduysan bunun karşılığı olmayacak mı sanıyordun, sen kimsin ki mutlu olacağını hayal etme cüretini gösteriyorsun hiç demiyorlar.
Aşkın şekli değişiyor sonra. Öyle olması gerek en azından. Bize öğretilen bu çünkü bütün aşk kitaplarında. Kamyon arkası sözler çalınıyor kulağımıza. Ama bazen öyle olmuyor. Giden gidiyor da bitmiyor gittiği gün. İzi kalıyor kolumuzda bacağımızda. Gecenin bir yarısı kesik histeri krizleri gibi, panik atak gibi, nefes alamamak gibi çöküyor omzumuza özlemek. Dolap arkasında asılı kalmış bir gömleğin düğmelerine değiyor kalbimizin hüzünlü ancak dürüst sicimleri. Koklarken gömleği o sicimler yaş olup akıyor gözlerimizden bazı gecelerde. Pişmanlık geliyor keşkelerle ardından. Yapamadığımız pazar kahvaltılarının hüznü basıyor o balkonda. O rafları asmalıydık duvara. Belki onlara tutunurdu daha yaşanması gereken yüzlerce gece.
Yine gece, yine özlemek seni. Hayır insan özlediğinde ne çok şey düşünüyor değil mi? İlk vurgun o da özlüyor mu beni oluyor mesela. Geliyor muyum aklına, sızı oluyor muyum bende onun için. Veripte tutamadığımız sözler yalnızca benim mi içimi acıtıyor yoksa o da tutuşuyor mu böyle olur olmaz gecelerde diye soruyor insan koyup aynayı karşısına. Kalbini koyuyor insan bazende. Onun geleceğini hayal ettiği yollara.
Olmuyor. Ölmüyor da insan. Ölmeyecek gibi sözler veriyor ve ölmüyor. Ölen verilen sözler oluyor. Daha uzun ömürlü sözler vermeyi öğrenmenin zamanı gelmedi mi yoksa? Bir umut oluyor özlemek, sevmek. Acımak bile güzel oluyor bazen. Ona anlatmak için anılar biriktirmek, ona gösterilecek yerler biriktirmek. Bir şizofren gerçekliğinde, obsesif bozukluk arasında sevmek.
En iyisi bir sigara daha yakmalı..
Yorumlar
Yorum Gönder